1. Ana Sayfa
  2. Falan Filan

Psikolojik Süreçlerin Ve Davranışların Beyin Yapısıyla İlişkisi

Psikolojik Süreçlerin Ve Davranışların Beyin Yapısıyla İlişkisi
Photo by EKATERINA BOLOVTSOVA on Pexels.com
0

1)Psikoloji ve Beyin Arasındaki İlişki

Şimdiye bakıldığında psikoloji ve beyin ilişkisini nasıl anlayabiliriz? Bu sorunun cevabını modern bilime ve modern psikolojiye bakarak anlamak mümkündür. Modern psikolojiye göre sık sık gelişen psikolojik süreçlerle biyolojik yapı iç içedir. İnsan bedenindeki psikolojik süreçlerle çok yakından ilişkisi olan sistemler endokrin sistem ve sinir sistemi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

-Endokrin Sistem ve Beyin

Endokrin sistem hormon olarak adlandırılan kimyasal haberciler sağlayarak hücreler arası haberleşmeyi sağlar. Çoğu psikolojik rahatsızlığın sebebi hormonlardaki düzensizliktir. Hormonlar ergenlik, yaşlılık gibi geçiş dönemlerini de etkilemektedir. Endokrin hormonları belirli bölgeleri etkileyecek şekilde bulunur. Örneğin endokrin bezlerden olan hipofiz bezi büyüme hormonu salgılanmasında görevlidir. Bu hormonun az ya da fazla salgılanması birey-de devlik ve cücelik ile sonuçlanır. Böyle durumların oluşması bireyin toplumda zorbalığa uğrama hissi uyandırabilir.

-Sinir Sistemi ve Beyin

Endokrin beziyle sistemli bir şekilde çalışan sinir sistemi, elektro kimyasal bir işlemle bilgi taşımak için özelleşmiş olan nöronlardan oluşmaktadır. Davranışlarımız beynin değişik yerle-rinde bulunan sinir sistemi hücrelerince sağlanmaktadır.  Duyu organlarından gelen bilgiler sinir sistemi sayesinde alınır, işlenir ve uygun olacak bir biçimde yanıt oluşturulur. Sinir sis-temi de merkezi ve çevresel sinir sistemi olmak üzere ikiye ayrılır.

A) Merkezi Sinir Sistemi

Beyin ve omurilikte yer alan nöronlardan oluşan bu sisteme merkezi sinir sistemi denir. Nöronlar insan vücudundaki bilgi alışverişini elektro kimyasal yollar ile sağlayan sinir hücreleridir. Vücudunuzdaki organlara ve salgı bezlerine bilgiler göndererek onların çalışmasını kontrol eder. Nöron iki özel uzantısı olan özel bir hücredir. Bu uzantılardan bir tanesi uyarıları almaya yarayan dendritlerdir. Daha uzun olan bir diğer uzantı ise uyarıları iletmeye yarayan aksonlardır. Sinir gövdesinin uzantısı olan bu aksonlar, “miyelin” denilen özel bir kılıf ile çevrilidir. Miyelin kılıfı, elektrik sinyallerinin çok hızlı iletilmesini sağlar. Bu kılıfın hasar gördüğü durumlarda ise bazı kasların kontrolü bozulur. Nöron gövdesinde bulunan dendritler, diğer nöronlardan gelen aksonlar ile bağlantı hâlindedir. Nöronlar arasındaki “sinaps” denilen bağlantılar sayesinde beyinde oluşan bir sinyal, çok kısa bir sürede vücudun istenen yerine elektriksel uzantılarla ulaştırılır. Omurilik, omurga kanalı içerisinde uzanan ve sinirleri vücuda dağıtmakla görevli merkezi sinir sistemi organıdır. Beynin bölümlerinden biri olan omurilik bir yandan da reflekslerden görevli olan bölgedir. Omurilik soğanı; solunum, yutma, sindirme ve kalbin çarpması gibi olaylar üzerinde etkilidir. Beynin alt tarafında bulunan beyincik, bedenin dengesini ve hareketi arasındaki organizas-yonunu sağlamakla görevlidir.

B) Çevresel Sinir Sistemi

Beyin ve omurilik haricinde vücudu sarmaşık gibi saran sinirlerden oluşur. Merkezî sinir sistemi ve vücut organları arasındaki bilgi alışverişi görevini üstlenir. Çevresel sinir sistemindeki sinirler hasar veya kopma durumunda kendilerini yenileyebilme özelliğine sahiptirler fakat omurilikte zarar gören sinirler ise kolaylıkla yenilenemez. Bu yüzden omuriliği zarar gören insanlar felç kalabilme riskiyle karşı karşıyadır. Kafatasının üst kısmında bulunan ve iki yarım küre şeklindeki sinir kütlesinden oluşan beyin, tüm vücudun yönetim merkezidir. Beynin dış yüzeyi, beyin kabuğu (korteks) adı verilen hücre tabakası ile kaplıdır.

    Korteks hepsi farklı işleve sahip olan dört loba ayrılır;

1) Alın Lobu ( Frontal Lob): Dört lobun içlerinden en büyüğüdür ve beynin ön kısmında bulunur. Alın lobunun en önemli görevlerinden biri istemli motor hareketlerini gerçekleştirmektir. Sağ motor beyin kabuğu vücudun sol tarafındaki, sol motor beyin kabuğu ise vücudun sağ tarafındaki kasları kontrol eder. Bu sayede vücudun istenilen yeri hareket ettirilebilir. Motor beceri haricinde alın lobunun karar vermek, plan yapmak, mantık yürütmek, çevresel olayları gözlemlemek, duygusal davranışları gerçekleştirmek ve betimlemek, sosyal ve ahlaki davranış kurallarını öğrenmek, dürtü kontrolünü sağlamak, matematiksel işlemleri yapmak gibi birçok bilişsel görevi de vardır. Alın lobu zarar gören hastalarda davranış bozuklukları, dikkati toplayamama, dil ve ifadeleri kullanma becerilerinde azalma gibi belirtiler gözlemlenir.

2) Yan Kafa Lobu ( Parietal Lob): Alın lobunun hemen arkasında bulunan yan kafa lobu, basınç, dokunma, sıcaklık, ağrı, sızı gibi dokunsal duyu bilgilerinden sorumludur. Örneğin yan kafa lobunun arka tarafı zarar gören hastalar, nesneleri dokunarak (dokunsal) ayırt edemezler. Bilgiyi işleme, algılama, hatırlama, tanıma ve değerlendirme yan kafa lobunun bilişsel işlevlerindendir.

3) Şakak Lobu ( Temporal Lob): Yan kafa lobunun hemen altında yer alan şakak lobu; duyma, tutarlı konuşma, konuşulanları çözümleme ve hatırlama görevlerini üstlenmiştir. Şakak lobu hasar gören hastalarda uygun kelimeleri bulamama, okumada zorluk, hafıza bozuklukları veya hafıza kaybı gibi durumlar gözlemlenir.

4) Art Kafa Lobu ( Oksipital Lob): Beynin en arka kısmında yer alır. Nesneleri görmek ve görülen nesneleri anlamlı ve düzenli hâle dönüştürmek art kafa lobunun işlevlerindendir. Art kafa lobu hasar gören hastalarda görme kayıpları ve görme bozuklukları oluşur. Bunun yanında halüsinasyonlara da sebep olabilir.

İlginizi Çekebilir

Yazar Hakkında

Yorum Yap