1. Ana Sayfa
  2. Falan Filan
Trendlerdeki Yazı

Çok Kullanılıp Anlamı Bilinmeyen Kelimeler

Çok Kullanılıp Anlamı Bilinmeyen Kelimeler
2

Cücük: Kümes hayvanlarının yavrusu,civciv. Kuş yavrusu

Çimmek: Yıkanmak, banyo yapmak

Kafa Kağıdı: Nüfus Cüzdanı

Postal: Ayakkabı

Sumsak: Yumruk

Zerdali: Küçük kayısı

Alavere: Bir şeyin elden ele geçmesi

Kıro: Kürtçede erkek çocuk demektir.

Ahkâm: Hükümler (hüküm kelimesinin çoğulu)

Hergele: Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek

Mihenk taşı: Altın, gümüş vb. madenlerin ayarını anlamak için sürtüldükleri bir tür taş, mihenk, denek taşı

Abes: saçma, anlamsız

Habis: adi, ahlaksız, alçak

Pespaye: adi, alçak, aşağılık, bayağı

Beis: eksiklik, aksaklık

Ebleh: ahmak, akılsız, aptal

Manifesto: bildirge, beyanat

İfa: yapma, gerçekleştirme

İhya: diriltme, canlandırma

İfşa: açığa çıkarma.

Gavat: kadın pazarlayan kimse, kendi kadınını peşkeş çeken.

Dallama: aptal, enayi.

Dangalak: düşüncesiz, budala, akıl yoksunu, hödük, boşboğaz

Kaltak: eyerin, üzeri meşin, halı gibi şeylerle kaplanan, tahta bölümü.

Dumur: normal olmayan bir hadise veya söz karşısında yaşanan şaşkınlık ötesi insan hali. (Ekstra Bilgi: “hakan gürses in ben arabeskin peygamberiyim demesi sonucu müslüm gürses in ben böyle bir peygamber göndermedim demesi” dumur olaylara örnek verilebilir.)

Postmodern: modern den sonra, modern otesi.

Münferit: tekil, ferdi, bireysel.

Münhasır: bir kimse veya bir sey için ayrilmis, mahsus, sınırlanmış, sınırlı.

Müsamaha: hoşgörü.

Müteessir: üzgün.

Mütenasip: orantılı, uygun.

Naçizane: çok küçük, çok önemsiz bir şey olarak.

Nobran: kibar olmayan, görgüsüz, kaba, nezaketsiz.

Tasfiye: arıtma, ayıklama, temizleme, birçok kişinin görevine son vermek.

Trabzan: merdiven korkuluğu.

Celse: oturum.

Çığır: Kar üzerinde açılan keçi yolu veya çığın ardından karın üzerinde açılan yol.

Abaza: Abazalar Kafkas halklarından biri.

Hodri Meydan: “Hayda bre” kısalıp hodri olmuş. Ardına bir de meydan eklenince, buyur meydanda kapışalım anlamını doğurmuş. 

Aforizma: özdeyiş.

Özdeyiş: özlü söz.

Umar: bir sonuca varmak üzere, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm, çare. (“umar” ı çok kullanmasakta “umarsızca” günlük hayatta sık sık duyduğumuz bir kelime.)

Sorunsal: sorun özelliği taşıyan, sorun ele alan, sorunla ilgili olan,çözümü belli olmayan. (sorun kelimesine daha estetik bir tad kazandırdığı zannıyla epey yanlış kullanılan kelime. sorundan farkı çözümünün belirsiz olması ve hatta bir sorun olup olmadığının belirsizliğidir.)

Paradigma: Belirli bir alanda çalışan bilim adamlarının paylaştığı ortak değerler ve anlayışlar dizisi,model.

Konjonktür: bir ülkenin ekonomik durumunu etkileyen, birbiriyle etkileşerek oluşturan ögelerin tümü.

Statüko: şu anda ve eskiden beri içinde bulunulan, değişmesi beklenmeyen ve istenmeyen durum.

Sinerji: Bir madde ya da sistemin başka bir madde ya da sistemle birleştiğinde ,etkinin ikisinin etki gücünün toplamından fazla olması durumudur.1+1=3 gibi (Bir elin nesi var, iki elin sesi var tarzı bir şey.)

Pelesenk: Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz.

Manipülasyon: hareket verme, harekete geçirme, yönlendirme, etkileme,  parmak karıştırma, hile yaparak fiyatları istediği şekilde değiştirme.

Spekülasyon: ilerde ortaya çıkabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak kazanç sağlama olayıdır.

Denyo: dengesiz, delibozuk.

Cibiliyet: şahsiyet, benlik.

Meymenet: iyi özellik, iyi nitelik.

Naif: Saf, deneyimsiz, tecrübesiz, sade, doğal

Mütemadiyen: ara vermeden, sürekli olarak.

Bendeniz: “kulunuz”, “köleniz” anlamına gelmekle birlikte, “ben” adılı yerine kullanılan bir alçakgönüllülük sözü.

Müşkülpesent: güç beğenen, güçbeğenir, titiz (kimse).

Binaenaleyh: Bundan dolayı

Amiyane: Net, kabaca, çok kasmadan.

Ekseriyet: Çoğunluk,çokluk

Aklınıza gelen başka kelimeler varsa yorum yazabilirsiniz. :)

.

İlginizi Çekebilir

Yazar Hakkında

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. eksikler var ama güzel çalışma

Bir Cevap Yazın